AKP’nin Sivil Diktatörlüğüne ve Ekonomik Sömürü Düzenine Son! Sosyal Demokrat Bir CHP,
Sosyal Demokrat Bir Türkiye!

 

Önümüzdeki ilk genel seçim 2015 yılında yapılacaktır. Bu seçim AKP’nin sivil diktatörlüğünden ve ekonomik sömürü düzeninden kurtulmak için tarihi bir fırsattır. Bu seçime şimdiden hazırlanmak yaşamsal derecede büyük bir önem taşımaktadır. AKP yönetiminden kurtulmanın tek yolu ise sosyal demokrat bir CHP’den geçmektedir. Solda birliği CHP çatısı altında sağlamış cesur bir CHP, Türkiye’nin önünü ve yolunu açacaktır, Türkiye’deki AKP statükosuna son verecektir.

Bunun gerçekleşebilmesi için CHP’nin yeniden yapılanması, söylemiyle, politikalarıyla ve kadrolarıyla sol, sosyal demokrat ve düzen karşıtı bir  parti konumuna gelmesi gerekmektedir. Bu sağlanmazsa Türkiye’de sosyal demokrasinin zafer kazanması olanaklı değildir. CHP’yi ve Türkiye’yi seven herkes bu zaferin kazanılması için çalışmalıdır. AKP’nin sivil diktatörlüğünden ve ekonomik sömürü düzeninden kurtulmanın yolu, CHP’nin yeniden yapılandırılmasından geçmektedir. CHP’nin iç sorunları aynı zamanda Türkiye’nin sorunudur. Sosyal demokrat bir Türkiye’nin yolu, sosyal demokrat bir CHP’den geçmektedir.

Türkiye’de resmi sayılara göre çalışabilecek her on kişiden birisi, gayri resmi verilere göre her on kişiden ikisi işsizdir. Çalışanlar ise ciddi boyutlarda geçim sıkıntısı yaşamakta, gelir dağılımındaki dengesizliğin kurbanı olarak, sömürülerek çalışmak zorunda kalmaktadır. Vatandaşlar nitelikli ve ücretsiz eğitim ve sağlık hizmeti alamamakta, sadece imkanı olan çok küçük bir azınlık doğru dürüst eğitim ve sağlık hizmeti alabilmektedir. Seçmenler büyüme hızı, düşük enflasyon, kavşak, köprü, tünel, yol gibi kişisel ekonomiyi doğrudan hiç ilgilendirmeyen sayılarla, projelerle uyutulmakta ve uyuşturulmaktadır. Büyüme hızına rağmen işsizlik neden çözülemiyor, gelir dağılımındaki dengesizlik neden giderilemiyor, düşük enflasyona rağmen halkın alım gücü neden artmıyor, bunu sorgulayan yok.

İnsan hakları, düşünce ve basın özgürlüğü açısından bakacak olursak, gazeteciler, yazarlar, öğretim üyeleri, siyasetçiler, sivil toplum örgütü liderleri, askerler “Ergenekon”, “Balyoz”, “Oda TV”, “Casusluk” olarak anılan sahte dava ve yargı süreçleriyle yıllarca tutuklu kalmış, binlerce insanın telefonu dinlenmiş, uzun yargılama süreciyle tutuklu yargılama uygulaması birleştirilerek, suçlu mu suçsuz mu olduğu, hatta ne ile suçlandığı bilinmeyen kişiler, yıllarca hapiste yatmak zorunda bırakılmış, gazeteler, yayınevleri polis tarafından basılmış, kitaplar imha edilmiş, yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığı ilkesi ve hukuk devleti kavramı ortadan kaldırılmış, dinci ve baskıcı politikalarla Türkiye’nin demokratik ve laik yapısına darbe vurulmuş, bu durumu protesto eden halka Gezi olaylarında ve sürecinde yoğun polis şiddeti uygulanmış, ona yakın kişi yaşamını yitirmiş, binlerce vatandaş yaralanmış, Türkiye 12 Eylül askeri darbesinden sonraki en karanlık, en baskıcı dönemine girmiştir.

Bu tablodan Türkiye’yi sadece ve sadece cesur bir hareket kurtarabilir. Türkiye’nin artık, siyaseti kariyer nesnesi olarak gören politikacıları kaldırma lüksü kalmamıştır. Siyaset bir dava işidir, bir ideoloji işidir. Siyaset bir dava ve ideoloji için örgütlenme işidir. Bu amaç doğrultusunda herkese Sosyal Demokrat CHP hareketine katılma çağrısında bulunuyoruz.

Comments are closed.